Yalnızlık Sana mı Bana mı Düşer Usta

Son Güncellenme Tarihi: 14.01.2022
Erdem İLBEYİ

Erdem İLBEYİ

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Yazı yazmaya başlamadan önce belli bir çekingenlik duygusu yaşardım. Acaba fikirlerim kabul görür mü? Acaba farkında olmadan haddini aşan bir şeyler söyler miyim? Bir sürü üstad var yazmak bana mı düştü? Vs. vs.…

Fakat yazmaya başladıktan sonra aldığım geri dönüşler yazı yazmak ve bir fikir paylaşmak noktasında çekimser durmamam gerektiğini anlamamı sağladı. Bu noktadan sonra söyleyeceklerimin kabul görüp görmemesini hiç önemsemedim ve bilhassa yazarken haddimi aşmaya çalıştım. Çünkü söz konusu bir had ise o haddi insanın kendisinden başkası belirleyemez. Kendi haddimi belirlerken söylediklerimin bugüne kadar ki bilgi birikimimin ötesine geçmemesine dikkat ettim. Gerisini de pek umursamadım. Çünkü her zaman birileri bir şeyler söyler. Bir şey yapmak bir şey söylemekten daima daha zordur. Ben zor olanı severim.

İşim gereği tahmin edebileceğinizden çok Gümrük Müşavirini ziyaret ettiğimi söyleyebilirim. Halende fırsat buldukça ziyaretlerime devam ediyorum. Çünkü son 5-6 yıldır kendime edindiğim iş alanı, iletişim.

Gerçekleştirdiğim ziyaretlerden edindiğim en değerli bilgi, gümrük müşavirliği sektöründe birbirinden değerli, insan kalitesi hat safhada yüksek, muhteşem seviyede entelektüel, inanılmaz farklı hobileri olan ve sanatın neredeyse her alanında yetenekli meslektaşlarımızın olduğudur. Peki, bu insanlar neden görünmez! Yeni jenerasyon meslektaşlarımızın onlardan alacağı çok şey varken, neden! Bu ve buna benzer soruların cevaplarını da üzülerek söz konusu ziyaretlerim sayesinde görebildim. Gördüm ki farkındalık seviyesi yükseldikçe yalnızlaşmış üstatlar! Yalnızlık kendi kendini beslemiş ve sonra güvenli bir çevre oluşturduklarını düşünerek hapsetmişler kendilerini. Bu şekilde farkında olmadan süreç tersine işlemiş. Başlarda farkındalıkların yüksek seviyesi nedeniyle oluşturulan tercihli yalnızlık şimdilerde nedeni bile unutulan küskünlüklere dönüşmüş. Bir kişinin bir kişiye küskünlüğünden bahsetmiyorum. Mesleğe, meslektaşa karşı oluşan küskünlük bu ya da belki ümitsizliktir bunun adı.

Bu ümitsizlik ve hapis hayatı ayrışmalara neden olmuş. Bazen dernek seçimlerinde göstermiş bu ayrışma kendini bazen çok da teknik olmayan basit bir konuda. Bazen ise, aslında en çok da şirket yapılarında!! O kadar ki insanlar birbirinden uzaklaşa uzaklaşa 3-5 kişilik şirket yapıları bile ortaya çıkmış. Sonra, sonrası stres, sonrası mutsuzluk, yorgunluk, yılgınlık…

Benim bu meslekte 20 yılım geçti, fazlası var eksiği yok. Bunu bir seviye olarak gördüğüm için söylemiyorum. Bazı üstadlarımız benim yaşım kadar yılını vermiş bu mesleğe onlara saygısızlık etmek istemem.

İlk güden beri hiç anlayamadığım bir konu var! Samimiyetle sormak istiyorum! Hiçbir politik ayrımın konu olduğunu görmedim bu meslekte. Hiçbir meslektaşımın diğerini o şucu bu bucu diye ötekileştirdiğine şahit olmadım bu kadar yıl içinde. Peki, o zaman ideolojik bir ayrımdan söz etmiyorsak bir dernek seçiminde neden bu kadar fazla sayıda grup olur? Gerçekten hiç anlayamadım!!

Birlikte durma, birlikte iş yapma ve birlikte bir mesleğin geleceğini inşa etme konusunda neden bu kadar uzak, neden bu kadar isteksiz durulur? Üstadların bu yazımı okurken, ‘ohoo senin daha on fırın ekmek yemen lazım’ dediğini duyar gibiyim! Fakat bende şunu söylemek isterim kendilerine;

Üstad, inan bana artık hiçbir şey senin bildiğin gibi değil! Ne yakası kolalı şehir beyefendisi Gümrük Müşaviri kaldı artık ne de Gümrük Müşavirini ayakta karşılayıp giderken fabrika kapısına kadar uğurlayan fabrika sahibi! Şimdi herkes zoom olmuş!! Yani üstü gömlek ceket altı terlik pijama. Maalesef güzel üstadım, vaziyet kel…

Genellikle bizim mesleğe bir saldırı durumu hissedildiğinde Mali Müşavirler ve Avukatlar örnek gösterilir. ‘Mali Müşavirlerde öyle mi efendim?’ , ‘Ya Avukatlar! Avukatlarda böyle mi?’. Değil. Gerçekten değil. Mali müşavirlerde ‘öyle’ Avukatlarda ‘böyle’ değil. Fakat güzel insan sende onlar gibi değilsin. Onlar gibi tepki verebilen, onlar gibi mesleği önceleyen, onlar kadar birlikte ve onlar kadar özgür değilsin!! Fakat olmalısın!

Uzun lafın kısası, en kısa zamanda bir birliktelik ruhu geliştirmez ve buna uygun bir motivasyon edinemezsek küçük gümrük müşavirliği şirketlerinin yok olmaya, orta dereceli gümrük müşavirliklerinin yutulmaya mahkum olacağını, bu projeksiyonun sonunda da meslek olarak Gümrük Müşavirliği mesleğinin yok oluşunun maalesef kaçınılmaz son olacağını düşünüyorum. Sonra anka kuşu misali tekrar küllerimizden doğabilir miyiz, bilinmez….

Erdem İLBEYİ
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları