Nedir Bu Haliniz?

Son Güncellenme Tarihi: 30.08.2021
Bugün bir ulusun yeniden ayağa kalkışının 99. yıl dönümü. 30 Ağustos Zafer Bayramı. Sembolik olarak vatanın düşman işgalinden kurtuluşunu temsil ediyor, 30 Ağustos 1922.

Kurtuluş mücadelesi yılları….! Nasıl nefes kesici değil mi? İçinde yaşadığın zaman bitmek bilmeyen, bir tek nokta pozitif bir durum içermeyen ve herkesçe muhtemel sonunun ölüm olduğu sanılan bir girişim, Kurtuluş Savaşı.

Sen, tüm toprakları işgal altında, orduları dağıtılmış, halkı pes etmiş, beş kuruş parası olmayan ve karşısında tankları, topları ve uçaklarıyla yedi düvelin durduğu bir ülkeyi, tekrar ayağa kaldır…! Vaaaybee! Baş döndürücü..!

Bu yılları anlamak gerçekten mümkün değil bizim için. Tüm toplumumuzun inanılmaz duygular yaşadığı konusunda hiç şüphem yok gerçekten. Fakat bu yılları içinde yaşayarak tüketenler, işte onların hissettiklerini hissetmemiz mümkün değil. Tabi o yıllarda yaşayanlarda muhtemelen bizi anlamayacaktır. Düşünüyorum şimdi, olmaz ya oldu diyelim biri çıktı geldi o yıllardan. İlle de Paşam gelsin diye bekliyor herkes ama :) Diyelim ki 1915’te Çanakkale’de 215 Kg top mermisini namluya süren ve Ocean Zırhlısını batıran Seyit Ali Çabuk (Seyit Onbaşı) yada 1919’da İzmir’e çıkarma yapan Yunan Alayına ilk kurşunu sıkan Osman Nevres (Hasan Tahsin) çıktı geldi! Ne bu haliniz dedi, ne derdiniz?

Tabi böyle söyleyince politik cevaplar geliyor insanın aklına ister istemez. Fakat bence bu soru politika üstü bir soru.

Ne bu halimiz!!

- Gençlerin neredeyse hepsi, bir önceki jenerasyonunun (30 – 45) cesareti olanlar ülkeyi terk etmek istiyor.
- Büyük bir çoğunluğumuz müteahhit olmak istiyor yada rant sağlayabileceği bir arsa almaya çabalıyor.
- ‘Bazılarımız’ hiç girmeyeceği bir havuzu, tek bir adım bile koşmayacağı spor salonu olan site yaşamak işitiyor.
- Hemen hemen herkes Egede bir kasabaya yerleşip yatmak istiyor.
- Tanıdığım bir çok kişi ufacık bir zorlukta işi bırakmak istiyor, başarısızlık için bahanesi dünden hazır.
- Kimilerimiz, kopyalanmış ve yapıştırılmış hayatlarımızda saksıda yetiştirdiğimiz çocuklarımızdan bu ülkeyi tekrar ayağa kaldırmasını bekliyor.
- Vs,vs,vs….

Halimiz budur..! İnanmıyorsanız, bakınız akşam haberleri, bakınız diziler ….! Bizi ne tekrar heyecanlandıracak çok merak ediyorum.

Hiçbir siyasi tarafı tutmadan açıklıkla söylüyorum. Bize yeni bir fikir lazım. Fikir. Yani bir hayal. Bu yüzden bize çocuklarımız lazım. Çünkü hayal kurabilen sadece çocuklarımız kaldı.

“Her evresiyle düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekat, Türk ordusunun, Türk subay ve komuta heyetinin yüksek güç ve kahramanlığını tarihte bir daha belirleyen çok büyük bir eserdir.

Bu eser, Türk ulusunun özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz anıtıdır. Bu eseri yaratan bir ulusun çocuğu, bir ordunun başkomutanı olduğum için sonsuza kadar mutlu ve bahtiyarım.


(30 Ağustos Başkomutan Savaşı Notları, NUTUK, Mustafa Kemal Atatürk)

Bize, böyle hayal eden, öğrenen, çabalayan, pes etmeyen, hayallerine ulaşmak için stratejisi kurabilen, ülkesini ve insanlarını canından çok seven çocuklar lazım.

Bu ülkenin bu insanların arasında bir çocuk çıktı ve tarihin akışını değiştirdi. Planladı, hazırlandı, çalıştı, savaştı ve hedefine ulaştı. Bu ülkede doğmuş olmaktan ve böyle mücadeleci bir toplumun bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Fakat herkes gibi bir yanım daima eksik. Derin bir nefes alırken bile anı bozacak bir kaygım kesinlikle var. Senin gibi! Bu yüzden en derin nefesim bile en derin olmuyor ama öyle olsun istiyorum.

Sanırım biraz gecikmişim ben yaşama sıramı savmak için,
Kafam, kalbim, beklentilerim hala dört nala, at üzerinde!
O güzelim rüzgarın tamamını
Eski zamanlardaki gibi göğsümle tutuyorum!

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun.

Erdem İLBEYİ
Etiketler
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları