1. GİRİŞ
Üretim alanında faaliyet gösteren işletmelerin amaçlarının önünde engel oluşturan temel unsuru oluşturan en zayıf halkanın hangi yöntemlerle bulunarak ortadan kaldırılacağı ve sürecin senkronize bir şekilde yönetilmesi için nasıl bir model uygulanması gerektiğinin analiz edilmesi işletmeler için hayati öneme haizidir. İşletmelerin üretim süreçlerinde ortaya çıkacak sorunların nedeni nedir? Nasıl tanımlanmalı ve ne şekilde yönetilmelidir. İşte bu soruların cevabını ünlü endüstri mühendisi ve akademisyen Eliyahu M.Goldratt, The Goal adlı kitabında vermektedir.
Eliyahu M.Goldratt 1984 tarihinde yazdığı The Goal adlı kitabında deneyimli ve kalifiye elemanlarla çalışan, üstelik montaj hattında gelişmiş robotlar kullanılmak suretiyle %36 üretkenlik artışı sağlayan bir işletmenin kapanma noktasına gelmesinin nedenlerini analiz ederek, işletmenin kar amacına ulaşabilmesi için tedarik, stok, üretim ve satış süreçlerinin ayrı ayrı değil, bunların birbirleri ile senkronize bir şekilde çalışmasını sağlayacak nasıl bir sistematiğin olması gerektiği sorusunun cevabını araştırmaktadır.
Yaptığı çalışmalar ve gözlemler sonucunda, bir işletmede darboğazı oluşturan ünite, diğer üniteler ne kadar verimli çalışmış olsalar dahi tıpkı bir zincirin en zayıf halkasının o zincirin dayanma gücünü belirlediği gibi, darboğaz oluşturan ünite de o işletmenin mevcut gücünü belirlediği savından hareketle, her işletmede kısıtların tespit edilmesi, kısıtların nasıl ortadan kaldırılacağına karar verilmesi, kısıtların ortadan kaldırılması ve tekrar ilk sürece dönülmesini sağlayan sürekli iyileştirme süreci modelini önermiştir. Goldrat kısıtı, işletmelerin amaçlarına ulaşmalarının önündeki her türlü darboğaz yani engel olarak tanımlamaktadır.
2. KISITLAR TEORİSİ KAVRAMI VE TEMEL ÖZELLİKLERİ
Goldratt, işletmelerde bir operasyondaki sapmaların, izleyen operasyonlar için başlangıç oluşturduğunu ve bu sapmalar dolayısıyla, darboğazlara yol açan operasyonların belirlenmesi gerektiğini, bunun için de her bir kısmın ele alınıp sistemin optimize edilmesi gerektiği teziyle kısıtlar teorisini geliştirdiği anlaşılmaktadır.
Kısıtlar teorisi, üretim hacmine dayalı olarak hesaplanan maliyetlerin gerçek durumu yansıtmadığını savunmaktadır. İşletmelerin karını artırması için satışlarını artırması, satışlarını artırması için de kısıtların işletme üzerindeki olumsuz etkilerinin tanımlanarak kısıtların etkisinin ortadan kaldırılması gerekir. Kısıtlar teorisi, stok için üretim yapmak yerine, satışları ve işletmenin karını maksimize etmeye yönelik en uygun üretim planlaması yapılmasını öngörür.
Kısıtlar teorisi, sistemin geliştirilmesine ve sistemi oluşturan tüm birimlerin senkronize bir şekilde çalışmasına odaklanmalıdır. Sistem birbirine bağımlı olarak çalışan süreçler olarak tanımlanmaktadır. İşletmenin kar hedefini gerçekleştirmek üzere birbirlerine bağımlı olarak çalışan bu süreçler bir zincire benzetilmektedir. Bu süreç içerisindeki kısıt ise zincirin en zayıf halkasıdır.
Goldratt, “Critical Chain” adlı kitabında, işletme içinde yürütülen faaliyetleri bir zincire benzeterek, her işletmede en az bir kısıtın var olduğu savından hareketle; her zincirde, zincirin gücünü sınırlayan en az bir zayıf halka olduğunu belirtmektedir. Bu benzetmeden hareketle işletmenin faaliyet zincirindeki en zayıf halka sistemin kısıtını oluşturmakta olup, sistemin gücü zayıf halkanın direnci kadardır. Bu nedenle sistemin gücünü artırmak için en zayıf halkanın güçlendirilmesi gerekir. En zayıf halka güçlendirildiği zaman bir sonraki zayıf halka sistem için kısıt halini alacaktır ve artık o halkanın güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu suretle sistem kısıtlarının kademeli olarak güçlendirilmesi sistemin de kademeli olarak güçlenmesini sağlamaktadır. Bu noktadan hareketle bu sava göre her kısıt sistemi iyileştirmek için bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerekir.
3. İŞLETMELERDE KISIT TÜRLERİ
Kısıtlar teorisinin temel savı olan her işletmenin her zaman en az bir kısıtın olmasından hareketle, firmaların kar amaçlarına ulaşabilmelerinin önündeki engellerin yönetilebilmesi için bu engellerin (kısıtların) neler olduğunun bilinmesi gerekir.
Pazar kısıtları; piyasadaki taleplerdeki değişimler ve rakiplerin davranışları bir işletmenin satışlarını ve üretim sürecini etkileyebilir. Talepteki bir daralma işletme için kısıt oluşturabilir. İşletmenin iradesi dışında oluşan bu tür dışsal kısıtların doğru bir şekilde tanımlanarak yönetilmesi gerekir.
Kaynak kısıtları; firmanın kaynakları yani kapasitesi talebin altında kalıyorsa bu durum darboğaz oluşturabilir. Bu durumda kapasite eksikliğine yol açan kaynakların darboğaz yaratmayan noktaya getirilmesi gerekir. Bu suretle darboğaz yaratan kaynak diğer kaynaklarla uyumlu hale getirilmiş olur. Bunu sağlamak için de fazla mesai, destekleyici ekipman, nitelikli işgücü, uzmanlık gerektiren aletler, ürün sürecinin yeniden tasarlanması gibi yollara başvurulabilir.
Politik kısıtlar; işletmenin karşısına çıkan fırsatların değerlendirilmesini engelleyici kısıtlar ortaya konulduğu zaman oluşmaktadır. Politik fırsatların değerlendirilmesini engelleyen kısıt yöneticilerin öngörü yetersizliğinden kaynaklanır. Bu tür kısıtların belirlenmesi ve ortadan kaldırılması fiziksel kısıtlara oranla daha güç olsa da işletmeye daha fazla katkı sağlamaktadır.
Hammadde kısıtları; genelde hammaddenin zamanında temin edilememesi, kusurlu çıkması ya da pazarda bulunmaması durumlarında ortaya çıkmaktadır. Hammaddenin zamanında temin edilememesi veya kusurlu çıkması yeni bir kısıtın oluşmasına yol açabilir.
Lojistik kısıtlar; iki türlü karşımıza çıkmaktadır. Birincisi, üretim için gerekli olan malzemelerin işletmenin üretim sürecine ulaştırılmasında yaşanan gecikmeler oluşturmaktadır. İkincisi ise, işletmenin ürettiği ürünler için verilen siparişlerin zamanında ulaştırılmamasından kaynaklan gecikmelerdir.
4. KISITLARIN YÖNETİLMESİ (Sürekli İyileştirme Modeli)
Goldratt tarafından geliştirilen kısıtlar teorisinin felsefesi sürekli iyileştirme modeline dayanmaktadır. Goldratt’a göre kısıtların yönetilmesi beş aşamada gerçekleşmektedir. Bunlar sırasıyla;
Kısıtların tanımlanması; Kısıtlar teorisine göre her işletmenin her zaman en az bir kısıtın olması varsayımından hareketle öncelikle sistemde mevcut kısıtın belirlenmesi gerekir. Bu aşamada birden fazla kısıt olabilir ve bu nedenle kısıtların tespiti yanında bu kısıtın işletmenin hedeflerine olan etkisinin de belirlenmesi gerekir.
Kısıtların hangi şekilde etkin olarak yönetileceğine karar verilmesi; Burada en önemli nokta kısıtın doğru bir şekilde yönetilmesine karar verilebilmesi için kısıtın ne tür bir kısıt olduğunun belirlenmesidir. Fiziksel kısıtların etkin bir şekilde yönetilmesi (ek kapasite kullanımı, âtıl zamanları azaltmak, hazırlık işlemlerini hızlandırmak gibi) fiziksel olmayan yönetsel kısıtlara göre daha kolaydır. Fiziki olmayan kısıtların performanslarını artırmak mümkün olmadığından bu kısıtların değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Sistemin ikinci aşamadaki amaca odaklanması; Kısıtlar teorisine göre sistemin performansını o sistemdeki kısıtlar belirlediğinden, sistemin performansını artırılabilmesi için öncelikle kısıtların performansının artırılması gerekir. Aksi takdirde diğer kaynakların performansını artırmaya yönelik her faaliyet kaynak israfına ve maliyet artışına yol açacaktır. Bu nedenle sistemin diğer bileşenleri kısıtın performansını artırmaya odaklanmalıdır.
Kısıtların ortadan kaldırılması; Kısıt ortadan kaldırıldığında hem kısıt oluşturan kaynağın performansı hem de tüm sistemin performansı artacaktır. Çünkü kısıtlı kaynaktaki iyileşme beraberinde sistemin diğer bileşenlerinin de daha verimli çalışmasına yol açmaktadır.
İlk aşamaya geri dönülmesi; Kısıtların ortadan kaldırılması aşamasından sonra, yeni kısıt veya kısıtların belirlenebilmesi için ilk aşamaya dönülmesi gerekir. Bu suretle sürekli gelişim sağlanmış olur.
5. GOLDRATT’IN MANTIKSAL DÜŞÜNME SÜRECİ (THINKING PROCESS)
Goldratt’ın beş aşamalı sürekli gelişim modeli, daha çok üretim sürecinde ortaya çıkan fiziksel kısıtların yönetilmesinde başarılı sonuçlar vererek işletmelerin kar etmelerini sağlamaktadır. Ancak, pazara yönelik dışsal kısıtlar ile yönetimle ilgili fiziki olmayan kısıtların bu metot ile ortadan kaldırılması aynı başarılı sonucu vermediği gözlenmiştir. Bu nedenle Goldratt, fiziksel olmayan kısıtların belirlenmesi ve çözüm yollarının üretilebilmesi için düşünme sürecini (thinging process) belirlemiştir. Goldratt’a göre yöneticiler düşünce süreciyle ilgili olarak üç soruya yanıt aramalıdırlar.
1. Ne değişecek?
2. Neye dönüşecek?
3. Bu değişim nasıl gerçekleşecek?
Bu soruların yanıtlarının belirlenebilmesi için “mantıksal ağaç diyagramı” olarak da adlandırılan beş adet araç belirlenmiştir. Bunlar;
Şu Anki Gerçeklik Ağacı: Sistemin şu anki durumunu analiz etmek ve problemleri çözmek için kullanılır. Ne değişecek sorusuna cevap aranmaktadır (Taştan-Demircioğlu-2014). Sistemde problem oluşumuna yol açan istenmeyen etkiler arasındaki ilişkilerin belirlenebilmesi için mevcut gerçeklik ağacı yukarıdan aşağıya doğru oluşturulmalıdır. Tüm ağaç oluşturulduktan sonra ağacın en altında istenmeyen tek bir etki kalacaktır. Bu istenmeyen etki, sistemin kök problemidir.
Buharlaşan Bulut: problemleri ortadan kaldırmaya yönelik etkin çözümler bulmayı amaçlar. Bir problemin yani istenmeyen etkinin tek başına ele alınmasını, sistemin karşı karşıya kaldığı sorunların tespit edilmesini ve incelenmesini ifade eder (Büyükyılmaz-Gürkan-2009). Bu araçta her bir problem ayrı ayrı olarak alınır. Karşılaşılan çatışmalar belirlenir ve çözüm amacıyla incelenir. Çoğu zaman çatışmada ortaya atılan varsayımlar sözlü hale getirildiğinde, çatışan taraflar yanlış varsayımlar altında çatıştıklarını fark ederler ve çatışma bir buhar bulutu gibi dağılır.
Gelecekteki Gerçeklik Ağacı: Mevcut sistemde gerçekleştirilecek değişiklikler ile meydana gelebilecek sonuçlar arasındaki neden sonuç ilişkisini göstermektedir (Büyükyılmaz-Gürkan-2009). Gelecek gerçeklik ağacı, istenen etkinin belli bir amaca göre oluşturulma yöntemidir. İstenen noktaya nasıl gelineceği sorusuna cevap arar. Sistemde ulaşılmak istenen amaca uygun olarak ne tür bir yol izleneceğini gösterir.
Ön Koşul Ağacı: Neyin değişeceğine karar verdikten sonra, alınan kararı ya da belirlenen çözümü uygulamak için hangi faaliyetlerin nasıl bir sıralama ile tamamlanması gerektiği konusunda bilgi vermektedir. Önkoşul ağacı, çözüm fikrinin önündeki tüm engellerin üstesinden gelmek için gerekli olan mantıksal bir yol sunar.
Geçiş Ağacı: Bu aşamada geçiş ağacının amacı, ön koşul ağacı ile belirlenen hedeflerin gerçekleştirilebilmesi ve istenen duruma geçişi sağlamak için verilen kararlara nasıl ulaşılacağını gösterir.
6. KISITLAR TEORİSİNİN İŞLETMELERE SAĞLADIĞI FAYDALAR VE ELEŞTİRİLER
Kısıtlar teorisinin sağladığı faydalar özetle;
- İşletmelerde kısıtların belirlenerek ortadan kaldırılması ve sürekli bir iyileştirilmenin sağlanması,
- İşletmelerde darboğazların ortadan kaldırılması suretiyle stokların azaltılarak maliyetlerin düşürülmesi,
- Darboğazların giderilmesi sayesinde siparişlerin daha kısa sürede karşılanabilmesi,
- Yöneticilere, organizasyonun yapısı hakkında derinlemesine inceleme imkânı vermesi,
- İstenmeyen sonuçların temel nedenlerinin belirlenmesine imkân vermesi,
Kısıtlar teorisinin sağladığı faydaları göstermektedir.
Eksik yanları:
Goldratt’ın önerdiği beş aşamalı sürekli gelişim modeli, daha çok fiziki olarak mal üreten işletmelerde ortaya çıkan darboğazların yönetilmesine yönelik olduğu bilinmektedir. Hizmet üreten işletmelerde ortaya çıkan kısıtların kök nedenlerin belirlenmesinde bu metodun uygulanabilirliği konusunda ciddi tereddütler bulunmaktadır. Diğer yandan işletmede üretim süreci dışında örneğin pazarda ortaya çıkan bir ani talep daralmasından kaynaklı bir dışsal darboğaz oluşması halinde bu metodun ne şekilde uygulanabilirliği konusunda detaylı bir görüşe yer verilmediği gözlenmiştir. Bununla birlikte Goldratt, kitabın son kısmında, pazara yönelik oluşacak darboğazlardan da bahisle, fiziksel olmayan kısıtlar için de kullanılabilecek şekilde yöneticilere düşünce süreciyle ilgili üç soru sormakta. Ne değişecek? Neye dönüşecek? Bu değişim nasıl gerçekleşecek?
Kısıtlar teorisinin hizmet üretiminde ne şekilde uygulanabilirliği konusunda kitapta herhangi bir açıklama veya analize yer verilmemiştir. Oysa üretim yapan işletmelerin tedarik ve sipariş sürecindeki ara aşamalarda yer alan nakliye, satış, pazarlama gibi hizmet unsurlarının bu sürece dahil olup olmadığı konusunda bir ayırıma rastlanmamış olmakla birlikte, yazarın son bölümde mantıksal düşünce sürecine ilişkin yöneticiler için sorduğu üç soru aslında hizmet sektörü dahil tüm operasyon yönetimi, proje yönetimi, tedarik yönetimi, toplam kalite yönetimi dahil tüm yönetim süreçlerinin özel durumlarına uygun olacak şekilde uygulanabileceği sonucu çıkmaktadır.
7. SONUÇ
Kısıtlar teorisi, işletmelerin faaliyet amaçlarının kar etmek olduğundan hareketle, bu amaçlarının ulaşabilmelerinin önündeki kısıtların ne şekilde belirlenip ortadan kaldırılmasını sağlayacak bir sistematiğe sahip bir metodoloji sunmaktadır. Kısıtlar teorisinin sürekli gelişim modeli ile de işletmelerin karlılıklarının önündeki kısıtları belirleyip yönetmek suretiyle hedeflerine daha kolay ulaşmaları yanında, düşünme süreçlerine yaptığı katkı sayesinde toplam kalite yönetimi konusunda da yeni yaklaşımların oluşmasına katkı sağladığı anlaşılmaktadır.
Üretin yapan işletmeler için uygulanabilir olduğu anlaşılan bu teorinin hizmet sektöründe uygulanabilirliği konusu farklı metodolojilerin uygulanabilirliği konusunda bir mantıksal düşünce sistemini önermesi önemli. Kısıtlar teorinin sürekli gelişim modelini esas almış olması ve mantıksal düşünme sürecinin her sektör için uygulanabilir bir model olarak kullanılabileceği anlaşılmaktadır. Bu açıdan uluslararası tedarik zincirinde yer alan üretim sürecinin zorunlu halkalarını oluşturan lojistik hizmet sürecinde oluşacak kısıtların kök nedenlerinin belirlenmesinde mantıksal düşünme sürecinin uygulanabilirliği önem arz etmektedir. Mantıksal düşünce sürecine dayalı modelin gümrükleme sürecinde ortaya çıkan kısıtların belirlenmesi ve kök nedenlerin ortaya çıkarılmasında kullanılabilir olduğu değerlendirilmektedir.
(*) Atilla ŞAHİN-Gümrük Müşaviri
KAYNAKÇA:
Aslankoç, B. (2014). Okan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Aytekin, F.G. ve Diğerleri. (2012). Organizasyon ve Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt 4, Sayı 2, 2012 ISSN: 1309 -8039 (Online)
Büyükyılmaz, O. Ve Gürkan, S. (2009). ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi Cilt:5 Sayı:9 – 2009
Goldratt, E. ve Cox, J. (2019). Amaç. Optimis yayınları-2019
Taştan, H. ve Demircioğlu, E.N. Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi-Cilt:23, Sayı:1