Gümrükte 210 Kat Ceza Nasıl Uygulanır?

Son Güncellenme Tarihi: 20.04.2022
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Şaka değil gerçek.

Gümrük idareleri Gümrük Kanunu’nun üç kat öngördüğü idari para cezasını Nasrettin Hoca’nın kazanının doğurması misali katlamalı olarak uygulamanın yolunu bulmuşlar.

Her durumda bu şekilde katlamalı ceza uygulanabilir mi? Hayır. Ancak, çok kalemli beyanlarda söz konusu olabilmekte.

Nasıl mı? Çok kolay. Gerekçe hazır. Kanun’un 67/2’nci fıkrasında yer alan “Bir beyannamenin iki veya daha fazla kalemi kapsaması halinde, her kaleme ilişkin bilgiler ayrı bir beyan sayılır. Bir kalemin eksik veya fazlası diğer kalemin fazla veya eksiğine mahsup edilemez” hükmü ceza uygulaması açısından da dikkate alınmakta.

Madde hükmü gayet açık olup, kalem bazında hesaplanan tahakkukun yine kalem bazında beyan edilen vergi tutarlarının noksan veya fazlası ile mahsubunun yapılamayacağını öngörmektedir.

Peki gümrük idarelerinin, böyle bir yargıya varmalarının nedenleri neler olabilir?

Gümrük Kanunu’nun (GK) 234/6’ncı fıkrasının öngörüsü, bu Madde hükmüne göre ithalat vergileri farkı için uygulanacak ceza tutarının Kanunun 241/1’inci fıkrası ile tayin edilen ceza tutarından az olmayacağıdır. İdareler, bu hüküm ile Kanunun 67/2’nci fıkrası hükmünü birlikte değerlendirince böyle bir sonuca vardıkları ceza kararlarının gerekçesinden anlaşılmaktadır.

İdarelerin yanılgıları neler olabilir? Asıl sorgulanması gereken husus bu olmalı. Birçok neden sayılabilir, ancak burada mümkün olduğunca sübjektif bir değerlendirmeden ziyade hukuki bir değerlendirme yapılmasının önemine vurgu yapılacaktır.

Gümrük idarelerinin GK’nın 234/6’ncı Maddesini çok kalemli beyannamelerde tatbikinde, Kanunun öngörüsüne ve Anayasamızın kanunilik ilkesi ile hukuki güvenlik ilkesinin en önemli unsurlarından birini oluşturan ölçülülük ilkesini dikkate almadıkları ya da hiç bilmediklerinden hukuka aykırı bir şekilde fazladan ceza uyguladıkları değerlendirilmektedir.

Konunun anlaşılabilmesi için somut bir örnekten hareketle hukuki bir analizini ve değerlendirmesini yaparsak;

Muratbey Gümrük Müdürlüğünce X firması adına düzenlenen ek tahakkuk kararına konu yaklaşık yirmi adet gümrük beyannameleri yaklaşık olarak 4400 kalemden oluşmaktadır. KDV matrahına dahil edilmesi gereken yurt içi giderin eksik beyanından kaynakladığı anlaşılan bir gider unsurunun 4400 kaleme sistem tarafından paylaştırılması sonucu her bir kaleme isabet eden KDV farkı 30 kuruş ila 60 kuruş arasında olup, tüm kalemlerde oluşan KDV farkları toplamı 2700 TL civarındadır. KDV Kanunu’nun 51’inci Maddesi delaletiyle GK’nın 234/1-(b) bendi hükmüne göre KDV farkı tutarı olan 2700 TL X 3 = 8.100.-TL ceza tatbik edilmesi gerekirken, idarece düzenlenen ceza kararında GK’nın 67/2 ve 234/6’ncı madde hükümleri dikkate alınarak, her kalemde yer alan KDV farkına GK’nın 241/1’inci maddesindeki tutar tatbik edilmesi sonucu yaklaşık 571.000.-TL ceza uygulanmıştır.

GK 234/1’inci maddesinde üç katı öngörülen ceza lambada cin çıkarma misali 210 kat olarak uygulanmıştır. Uygulanması gereken ceza tutarının ise 70 katı bir idari para cezası uygulandığını görüyoruz.

Vergi farkı 2700 TL oysa uygulanan ceza tutarı 571.000.-TL. Dile kolay!?...

Hani kanun hükmünün lafzına göre hareket edilip de ruhu anlaşılamıyorsa, Anayasanın ölçülülük ilkesi de mi hiç duyulmadı? Anlaşılan kanunun ruhu ve sistematiği anlaşılmadığına göre Anayasanın bazı ilkelerinin de bilinmemesi gayet doğal geliyor insana.

Gümrük Kanunu’nun 234/6’ncı fıkrasının öngörüsü, bu Madde hükmüne göre ithalat vergileri farkı için uygulanacak ceza tutarının Kanunun 241/1’inci fıkrası ile tayin edilen ceza tutarından az olmayacağıdır. Ayrıca GK 234/1’inci fıkra hükümlerinin öngörüsü de vergi farkına üç katı ceza uygulanmasıdır.
T.C. Anayasasının 38’inci Maddesi ile güvenceye alınan suç ve cezada kanunilik ilkesi yine Anayasamızın 13’üncü Maddesinde vücut bulan birey hak ve özgürlükle¬rinin korunmasının güvencesini oluşturmaktadır. Bununla birlikte Anayasamızın 14’üncü Maddesi ile temel hak hürriyetlerin kötüye kullanılmaması için kendisine tanınan hakların sınırlarının aşılmamasını sağlamak amacıyla uygulanacak müeyyidelerin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu ilke sayesinde suçlar ve kabahatler ile karşılığında uygulanacak yaptırımlar önceden belir¬lenerek kişi hürriyetlerinin sınırları çizilmektedir. Diğer yandan Anayasamızın hukuki güvenlik ilkesinin temel unsurlarından birini oluşturan ölçülülük ilkesi, alınan tedbirin amaca ulaşmak için elverişli ve gerekli olmasını, bireylerin hukuksal konumlarına orantısız bir şekilde müdahale edilmemesini gerektirir.

T.C. Anayasasının 38’inci Maddesinde vücut bulan cezada kanunilik ilkesi, kanunda suç olarak tanımlanan bir fiil olması, dolayısıyla nasıl bir cezai yaptırım uygulanması ve bunun miktarının ne olması gerektiğinin kanunla belirlenmesi kuralıdır. Anayasanın 38’inci Maddesine paralel olarak düzenlenen TCK’nın “Suçta ve cezada kanunilik ilkesi” başlıklı 2’nci Maddesidir.

Madde 2- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.

(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.

(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.”

Yukarıdaki hukuk kurallarında belirtildiği üzere, idare kendini yasa koyucu yerine koyarak, kanunda yer almayan bir ceza uygulayamaz, kanunu kendine göre geniş bir şekilde yorumlayarak ceza tatbik edemez.

Anayasamızın belirlilik ilkesi, suç ve ceza içeren normların açık olmasını gerekti¬rir. Bu suretle bireyler hangi davranışlarının suç olduğunu bilebilir. İdareler de kanun hükümlerini kendi anladıkları gibi değil, Anayasa hükmü, ceza hukuku ve kanunun genel sistematiği açısından değerlendirmek zorundadır.

Peki bu konu nasıl çözülür? Ticaret Bakanlığının hukukçuları, bürokrasinin iradesine göre değil de hukukun üstünlüğüne göre karar vermeleri halinde çözülür diye düşünüyorum.

Atilla ŞAHİN
Gümrük Müşaviri
ANKARA
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları