İnsanlar kâinatı anlamak için yüzyıllar boyunca araştırmalar yapıp, gezegenleri ve dünyamızın oluşumunu anlamaya çalışmışlardır. Yüzyıllar önce sadece gökyüzündeki yıldızlara ve gezegenlere bakıp, uzayla ilgili fikir yürüten insanoğlu, (teknolojinin hızla gelişmesi sayesinde) günümüzde ise uzay mekikleri, uydular ve yüksek çözünürlüklü kameralar aracılığıyla bilimsel çalışmalar yapmaktadır.
NASA tarafından yapılan son çalışmalarda Kızıl Gezegen Mars’ın yüzeyinde sıvı formda su bulunması, bilim dünyasında geniş yankı bularak, uzaya ve diğer gezegenlere olan ilgimizi bir kez daha arttırdı.
Tam da NASA tarafından Mars’ın yüzeyinde sıvı formda su bulunduğunun açıklandığı dönemde, Bingöl’ün Sarıçiçek köyüne göktaşı düştü. Düşen göktaşı, köy halkını şaşkına çevirse de göktaşının gram fiyatının 60 ABD Doları olduğunu öğrenen köylüler dağ bayır göktaşı aramaya başlamıştı.
Ulusal haber kanalları ve internet haber portallarından öğrendiğimiz kadarıyla özellikle yurt dışındaki birçok bilimsel kuruluş bu taşları yüksek kıymetten satın almak için sıraya girmişlerdi.
Tam da bu noktada, göktaşını bulan köylü vatandaş önce gümrük idaresiyle sonra da vergi dairesiyle bir takım sorunlar yaşayacaktır.
Sizleri daha fazla meraklandırmadan göktaşı bulan masum köylümüzün başına gelebilecekleri paylaşalım.
Öncelikle, elinde göktaşı bulunan köylümüze gümrük idaresi bu taşı nereden aldığını soracaktır. Zira Türkiye Gümrük Bölgesine giren ve çıkan her türlü eşya Gümrük Kanunu’nda belirlenen usullere tabi olacaktır. Gümrük görevlilerini, taşın uzaydan geldiğine ikna etmek için köylümüz bayağı dil dökecektir.
Köylümüzün uzun çabalar sonunda ikna ettiği gümrük görevlileri, eşyanın gümrük idaresine beyan edilmesini ve vergilerinin ödenmesini talep edecektir. Gümrüğe beyan edilecek gök taşının analizine göre gümrük tarifesi belirlenecek, ithalat beyannamesi doldurulacak, vergi ve cezalar hesaplanacaktır. Köylümüz, gümrük beyannamesinin tescilinden önce göktaşı bedelini eşyanın geldiği gezegene göndermediği için Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ödemesi bile yapabilir.
Gümrük idaresine göktaşını beyan ederek rahat bir nefes alan köylümüz, yurtdışında ikamet eden müşterisine satış işlemini gerçekleştirip, parasını alacaktır. Göktaşından elde ettiği gelirin keyfini çıkaracaktır. Zira Sayın Maliye Bakanımızın açıklamasına göre Köylümüzün göktaşı satışından elde ettiği gelir üzerinden Gelir Vergisi tahsil edilemeyecek.
Göktaşını yurt dışına çıkarıp satmak isteyen Köylümüz ise yine gümrük engeli ile karşılaşacaktır. Zira Türkiye’den yurt dışına yapılan satışlar, ihracat olarak değerlendirilmekte ve ihracat yapabilmek için beyanname tescil edilmektedir. Ayrıca, Köylümüzün ihracat yapabilmesi için İhracatçı Birliklerine de üye olması gerekmektedir. Faturayı saymıyoruz bile!
Bir an için Köylümüzün ihracat beyannamesi tescil ettirmediğini düşünelim. Böyle bir durumun varlığında ise Köylümüz Gümrük Kanunu’nun 239 uncu maddesi uyarınca ceza ödeyecektir. Hem de göktaşının değerinin % 10’u kadar!
Son söz; bulmuş olduğu göktaşını satmak isteyen Köylülere naçizane uyarımız, gümrük uygulamalarına dikkat edin!
Hakan UÇAK