'En Çok Kayrılan Ülke Kuralı' Nedir?

Son Güncellenme Tarihi: 18.03.2019
Haki DEMİRTAŞ

Haki DEMİRTAŞ

Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

“En Çok Kayrılan Ülke Kuralı”, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)’nün temel prensiplerinden birini; hatta en başta gelenini teşkil etmektedir. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), II. Dünya Savaşından sonra yaşanan ekonomik krizin etkisini ortadan kaldırmak, ülkelerin kalkınmasını sağlamak ve dünya genelinde uzun soluklu barışı tesis etmek maksadıyla kurulmuştur. DTÖ’nün temelini ise Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Antlaşması (GATT) oluşturmaktadır.

14.03.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Sırbistan İle Yapılan Serbest Ticaret Anlaşması 1 nolu Protokolünün değiştiğine dair Milletler Arası Anlaşma eki Protokollerinde Tercihli Gümrük vergisi hanesinde “MNF İNDİRİMİ” ibaresi dikkat çekiciydi. Doğrusunu söylemek gerekirse işin için de olan biz Gümrük Müşavirlerinin birçoğunun da ya sınav çalışmalarında ya da yüksek lisans ve/veya Doktora derslerinde karşılaştığı, sınav için ezberlenen, sonrasında ise behemehâl unutulan bir kavramdan öteye geçmediğini itiraf etmek gerekir. Yukarıda bahsi geçen mevzuat değişikliğinde gümrük vergisi indirimi olarak “MNF İNDİRİMİ” kısaltmasının derç edilmesi; dikkatimizi de bu kısaltmaya ve arka planındaki “En Çok Kayrılan Ülke” kuralına celp etmesi üzerine, faydalı olması ve farkındalık oluşturması maksadıyla bu makalenin kaleme alındığını peşinen ifade etmek isteriz.


II- EN ÇOK KAYRILAN ÜLKE (MNF-Most Favoured Nation) KURALI

En çok kayrılan ülke kuralı, basit bir ifadeyle DTÖ’ye üye ülkelerin aralarında yapacağı ticarette ayrımcılık yapmama manasını ihtiva etmektedir. Diğer bir ifadeyle, Dünya Ticaret Örgütüne üye olan bir ülkenin çeşitli ekonomik, siyasi ya da kültürel ortaklıklar nedeniyle farklı bir ülkeye tanıdığı yatırım ve ticaret ayrıcalıklarının diğer üye ülkelere de tanıma zorunluluğu olarak tarif edilebilir. Kuralın esası, üye iki ülkenin aralarındaki tavizli ticari ilişkiden diğer üye ülkelerin olumsuz etkilenmesini önlemektir.

Örnek vermek gerekirse, Çin-Rusya Ve Türkiye Dünya Ticaret örgütüne üye ülkelerdir. Çin ve Rusya benzer siyasi vizyona sahip ülkelerdir. Diğer bir tabirle stratejik ortaktırlar. Bu iki ülke siyasi, kültürel ve hatta stratejik ortaklıkları münasebetiyle birbirlerine uyguladıkları tavizli gümrük tarifelerini MNF (En Çok Kayrılan Ülke Kuralı) düzenlemesi altında aynen Türkiye’ye de uygulamak zorundadırlar. Verilen bu basit örnekten de anlaşılacağı üzere “En Çok Kayrılan Ülke Kuralı”, dış ticarette oluşması muhtemel çifte standardın ve haksız rekabetin önlenmesi için getirilmiş temel prensiplerden birisidir.

Söz konusu prensip, tüm üye ülkelerin birbiriyle eşit şartlarda ticaret yapmasına zemin teşkil etmektedir.



III- EN ÇOK KAYRILAN ÜLKE KURALI İSTİSNALARI:

1. Gümrük Birliği, Serbest Ticaret Anlaşması (STA), Bölgesel ekonomik anlaşmalar,

2. Genelleştirilmiş Preferanslar Sistemi (Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkeler ile en az gelişmiş ülkelere karşı uyguladıkları vergisel tavizler),

3. Anti-Damping ve Telafi Edici vergiler,

gibi hususlar “En çok kayrılan ülke kuralı” uygulamasının kapsamı dışında bırakılmıştır. Yazımızın giriş bölümünde “Sırbistan” ’a uygulanması planlanan MNF tavizi, söz konusu ülkeyle aramızda ihdas edilen STA’ya istinaden uygulandığından 1.maddede zikredilen istisnaya örnek teşkil etmektedir. Gelişmiş ülkelerin, gelişme yolundaki ülkelere (GYÜ) sağlayacakları tek taraflı tavizlerle bu ülkelerin dünya ticaretinden aldıkları payın arttırılmasını hedefleyen Genelleştirilmiş Preferanslar Sistemi (GPS) ve/veya Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi (GTS), ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Türkiye ile Hindistan’ın vergi avantajı sağlanan gelişmekte olan ülkeler arasından çıkarılacağını açıklaması son haftalara damga vuran gelişmelerden biri olmuştu. ABD’nin bu kararı, ABD nezdinde Türkiye ve Hindistan menşeli ürünlere uygulanan istisnaların (tavizli vergilerin) uygulanmayarak, diğer DTÖ üyesi ülkelerde geçerli olan “En Çok Kayrılan Ülke Kuralı” ‘na göre ticari ilişkilerini sürdüreceği sonucunu doğuracaktır. Dampingin veya Sübvansiyonların zararın (veya zarar tehdidinin) varlığını ve büyüklüğünü, ayrıca bunlar arasındaki nedensellik bağını inceleyerek, gerekli görüldüğü takdirde dampingin & sübvansiyonların önlenmesi ya da telafi edilmesi amacıyla anti-damping & telafi edici önlemi alınması da 3.maddede sayılan istisnalara örnek olarak sayılabilir.

IV- DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ VE TÜRKİYE

Ülkemiz Uruguay müzakereleri (round) sonunda Marakeş’te Dünya Ticaret Örgütünü (DTÖ) kuran anlaşmayı imzalamıştır. Bu kapsamda çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararı ile 26 Mart 1995 tarihinden itibaren DTÖ'ye kurucu olarak üye olmuştur. DTÖ üyeleri arasında Gelişme Yolundaki Ülkeler (GYÜ) grubunda yer alan ülkemiz (ABD’nin siyasi tavrı münasebetiyle, geliştiği gerekçe gösterilerek çıkartılması gündemdedir), “Uruguay Round” anlaşmalarında öngörülen taahhütlerini yerine getirmiştir. Ülkemiz DTÖ'de GYÜ'ler grubunda yer almakla birlikte 01.01.1996 tarihi itibariyle AB ile tamamlanan Gümrük Birliği çerçevesinde Uruguay Round taahhütlerinin çok daha ötesine giderek uluslararası ticaretin serbestleştirilmesi konusunda diğer üye GYÜ'lerin ilerisinde bulunmaktadır.

V- SONUÇ

En çok kayrılan ülke kuralı, ithalatta haksız rekabeti bertaraf eden bir kural olması münasebetiyle ithalatın en verimli ülkeden en ucuza yapılabilmesine olanak sağladığı gibi; rekabet gücü olmayan ülkelerin uluslararası ticaretten alacakları payı da artırma gayesini hedeflemektedir. DTÖ’nün getirdiği serbest ticaret yönündeki prensipler, dünya ticaretinde serbestleşmeyi kısmen sağlasa da, özellikle gelişmiş ülkelerin dünya ticaretini kısıtlamaya yönelik uygulamaları olduğu yadsınamaz. Söylemle eylem arasında ki makasın her zamankinden daha fazla açıldığı günümüzde uluslararası ticaret pastasından pay alma çabaları ülkelerin taahhütlerine ve anlaşma metinlerine aykırı davranışlar sergilemelerini de beraberinde getirdiği vakıadır. İnsanlık ve ticaret ne kadar gelişirse gelişsin, medeniyet seviyesi ne derece ilerde olursa olsun, değişmeyen bir kural vardır ki, o da Murphy'nin altın kuralıdır: “Altını olan kuralı koyar; kuralı koyan altını alır”…

Haki Demirtaş
Yetkilendirilmiş Gümrük Müşaviri

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları