Emy Hakkında Gümrük İdaresinin Aynı Konuda İki Farklı Görüşü!...

Son Güncellenme Tarihi: 1.10.2021
Atilla ŞAHİN

Atilla ŞAHİN

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

                  2018/11799 ve 2018/11973 sayılı Karar hükümlerine göre uygulanan ek mali yükümlülüğün tahakkuku, tahsili, takibi, noksan alınması veya hiç alınmaması hallerinde uygulanacak işlemlerin Gümrük Kanunu’nun 3/9-a bendi hükmünde yer alan ithalat vergileri tanımından hareketle Gümrük Kanunu’nun gümrük vergilerine ilişkin usul ve esasları dahilinde yapıldığı bilinmektedir.

            Gümrük Kanunu’nun 167.inci maddesi ile uluslararası anlaşmalar kapsamında yapılan ithalatlarda uygulanan muafiyetlerin 2018/11799 ve 2018/11973 sayılı Kararlar kapsamında uygulanan ek mali yükümlülükleri kapsayıp kapsamadığı hususunda uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesine yönelik Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 14.05.2019 tarih ve 44160769 sayılı yazılarının sonuç bölümünde, “Ancak, ilgili mevzuat hükümlerinde gümrük vergisi ile ithalde alınan diğer vergi ve resimlerden ya da gümrük vergilerinden muafiyet tanındığı belirtilmiş ise, bu kapsamda yapılan ithalat işlemleri ek mali yükümlülükten de muaf olacaktır” görüşü, gümrük idarelerinin tüm uygulamalarında esas aldıkları Gümrük Kanunu’nun “gümrük vergileri” tanımından hareketle yapılan tüm ikincil düzenlemeler ve idari kararları teyit eder mahiyette bir talimatı içermektedir.

            Bununla birlikte Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 27.09.2021 tarih ve 67504823 sayılı yazılarında, İthalat Genel Müdürlüğünün konuyla ilgili yazılı görüşünde belirtilen 2018/11799 ve 2018/11973 sayılı Kararlarda 93/4002 sayılı Kararın uygulanmasına matuf herhangi bir atfa yer verilmediği gerekçe gösterilerek söz konusu Karardaki muafiyet hükmü dikkate alınmadan ek mali yükümlülük uygulanacağı belirtilmektedir.

            93/4002 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Türkiye’de üretilen tıbbi müstahzarların terkibinde bulunan ilaç ham veya yardımcı maddelerinin ithalinde gümrük vergisi, ithalde alınan diğer vergiler ile toplu konut fonundan muafiyet öngörülmüştür

            Aynı konuda Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün iki farklı talimatı bulunmaktadır. Her iki talimat yazısı da yürürlükte olduğundan gümrük idarelerinin uygulamada ne şekilde hareket edeceklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Bugüne kadarki yaklaşımlar dikkate alındığında, idarelerin derhal harekete geçerek, evvelemirde 93/4002 sayılı Karar kapsamında EMY tahsil edilmeyen beyannameleri tarayıp ek tahakkuk düzenleyecekleri, üstelik bir de Gümrük Kanunu’nun 234/1-a bendi hükmüne göre cezai işlem tesis edecekleri beklenilmektedir.

            Böyle bir uygulamanın kanuni ve hukuki dayanağı var mıdır?

Bakanlığın bu iki zıt görüşünün hukuki sonuçlarını analiz etmedikleri değerlendirilmektedir. Bakanlık bu görüşlerinin yasal ve geçerli olduğu savunuyorsa bu durumda 2018/11799 ve 2018/11973 sayılı Kararlarda;

-          Gümrük Kanunu’nun 167.inci maddesi kapsamında öngörülen muafiyetler hükmü,

-          6491 sayılı Türk Petrol Kanunu’nun 13/4.üncü maddesinde belirtilen “gümrük ve diğer ithalde alınan vergilerden istisna” hükmü,

-     2581 sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Faaliyetlerinin Teşviki Hakkındaki Kanunun 1.inci maddesinde sayılan “gümrük vergisi ve ithalde alınan diğer vergi ve resimlerden muaftır” hükmü,

-          6095 ve 6375 sayılı Kanunlar kapsamında uygulanan NATO muafiyetleri hükmü gibi,

Benzeri şekilde gümrük vergisi ve ithalde alınan diğer vergi ve resimlerden muafiyet içeren Kanunlar kapsamında ithalata konu olan eşyaların ithaline ilişkin olarak 2018/11799 ve 2018/11973 sayılı Kararlarda bu Kanunlara matuf bir açıklama bulunmadığından, gümrük idarelerince geriye doğru tarama yapılarak ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenebilir mi?

            Bakanlık bu görüşünün kanuni ve hukuki olduğunu düşünüyorsa tüm muafiyet kanunları hükümlerine göre yapılan ithalatlar için harekete geçmesi beklenir. Ancak böyle bir uygulama yapabilir mi? Kanımca bunu yapamayacaklar ve hukuki süreç işletildiğinde bu kararlarından dönecekleri değerlendirilmektedir. Şöyle ki;

            Bilindiği üzere T.C. Anayasası’nın 73.üncü Maddesi;

“Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına* verilebilir.”

Hükmü açık olup, vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerle ilgili muaflık ve istisna hükümlerini ilgili kanunlarında belirtilen hükümler çerçevesinde düzenleme yetkisi 21 Temmuz 2017 tarihinden önce Bakanlar Kuruluna, bu tarihten sonra Cumhurbaşkanına verilmiştir.

            İthalat Genel Müdürlüğü’nün bir görüşüne dayanarak Gümrükler Genel Müdürlüğünce Anayasanın 73.üncü Maddesine istinaden Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri ya da doğrudan ilgili kanunların muafiyet sağlayan hükümleri dikkate alınmayarak muafiyet tanınan ithalat vergileri için muafiyet hükmünü ortadan kaldıracak bir idari düzenlemenin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını söylemek için hukukçu olmaya gerek olmadığı değerlendirilmektedir.

            Diğer yandan Gümrük Kanunu’nun değişik 231/5.inci maddesi hükmünde “Gümrük İdaresi tarafından yükümlüye yazı ile yanlış izahat verilmiş olması halinde bu Kısım hükümlerine göre idari para cezası ve faiz uygulanmaz.”  Hükmü bulunmaktadır. Bu hükümden hareketle Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün 14.05.2019 tarihli yazıları ile verilen izahata istinaden idari para cezası ve faiz uygulamayacakları beklenilmektedir. Esasen ek tahakkuk düzenlemeleri de yukarıda ifade edilen gerekçelerle hukuki ve kanuni olmayacağı değerlendirilmektedir.

                Kanun ve mevzuatta açık olan hükümlerinin ihlaline yol açan beyanlar nasıl ki idare açısından bir risk değerlendirmesini gerektiriyorsa, idarelerin kamu gücünü kullanarak yoruma dayalı hukuka aykırı uygulamaları da yatırımcılar açısından bir risk ve belirsizlik oluşturmaktadır. Yasal düzenlemelerin Anayasamızın öngördüğü hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ile normalar hiyerarşisine uygun olarak muhatapları nezdinde açık, net, anlaşılabilir ve uygulanabilir olması kamu gücünü kullananların görevlerinden birini oluşturmaktadır. Keza kanun ve mevzuat hükümlerinin doğru uygulanmasını saptıracak ve kanunda tanımlanan ceza koyan fiillerin ihlalinde idari yaptırımlar uygulanması da hukuk devletinin gereğidir. Ancak kaynağını kanunlardan almayan ve yalnızca idari düzenlemelere dayalı olarak ceza uygulaması Anayasa ihlali niteliğinde değerlendirilmesi gerekir.

            Ayrıca dış ticaretin en önemli uygulayıcı birimi olan ve yüz yıldan fazla bir teşkilat yapısına sahip olan Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün, sağlam ve köklü kurumsal hafızasını koruyarak hukuki olmayan görüşleri elemine etme iradesini göstermesini o teşkilatın eski bir mensubu olarak beklediğimi ifade etmek isterim.

            Saygılarımla

Atilla ŞAHİN
Gümrük Müşaviri

* 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16.ıncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde değiştirilmiştir.

Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları