Başkası Olma Kendin Ol Böyle Çok Daha Güzelsin

Son Güncellenme Tarihi: 21.01.2022
Erdem İLBEYİ

Erdem İLBEYİ

Gümrük Müşaviri

Yazarın Diğer Yazıları

Çağımızın en büyük buluşu; sosyal medya! Ben buluş dedim. Siz devrim deyin. Yıkıcı bir etki. Facebook ile başlayan ve sonrasında bir çok benzer yapının oluştuğu bir alan. Youtube’u da sosyal medya olarak değerlendirmek mümkün. Aktif olarak etkileşimin olduğu her proje içinde sosyal medya motifi barındırıyor aslında. Hepsinin özellikleri birbirinden farklı olsa da en genel anlamda iletişim anlamında aynı temel yapıda hareket edildiği söylenebilir.

Sosyal medya, iletişim konusunda herkesin frekansını değiştirdiği gibi teknik açıdan da klasik medyanın doğasını değiştirdi. Bir çok şey artık daha kolay yapılabilir bir hale geldi. Video ve fotoğraf gibi daha önceleri görece pahalı aletlerle yapılan işler artık akıllı telefonlar sayesinde elimizin altında her daim bulunuyor. Sosyal medya odaklı farklı teknolojik ürünler konusunda da inanılmaz bir devinim var gerçekten. Selfi çubuklarıyla başlayan süreç  sosyal medya çekimlerine özgü kamera, ışık mikrofon vb. gibi cihazları da küçülttü ve geliştirdi. Kişisel kullanıma daha uygun hale getirdi.

Ben yine izninizle bu konuya farklı bir açıdan bakacağım. Sosyal medya çok büyük bir çevre oluşturuyor tüm dünya çapında. Kendi popülasyon alanı var. Ana akım medyada başarılı, ünlü, sporcular, sanatçılar, edebiyatçılar ve kamuya mal olmuş kişiler gündemde olur. Ünlü isimler şüphesiz sosyal medyada da çokça ilgi görür. Fakat herkesin bildiği gibi bildiğimiz anlamda ünlü olmayan kişiler arasından da çokça ilgi gören kişiler var.

Sosyal medya, dozunda kullanıldığında ve bu kullanım sırasında, genel ve toplumsal ahlak kurallarına, mesleki etik ilkelerine, kişisel hak ve özgürlüklere zarar verecek biçimde kullanılmadığı sürece faydalı bir enstrüman.

Dozunda kullanmak, toplum, ahlak, hak, özgürlük…… gibi kavramlara atıf yaparak bir düşünceye sınır çizilmesinden hoşlanmam genelde. Kim ne derse desin insanın aklını sınırlandırmak mümkün değil! Fakat bazen öyle bir an geliyor ki! Yok artık diyor insan! Ben daha çok son dönemlerde Linkedln’de vakit geçiriyorum. İşim gereği diğer sosyal medya kanallarını da takip ediyorum elbette.

Sosyal medya konusunda herkesi olduğu gibi beni de en çok geren konu abartı ve samimiyetsizlik. Mış gibi yapmanın en kolay yolu sosyal medya.

Mutluymuş gibi,
Zekiymiş gibi,
Bilgeymiş gibi,
Önemliymiş gibi,
Hocaymış gibi,
Üstadmış gibi,
Dev gibi büyük bir şirketmiş gibi,
İnsancılmış gibi,
Sevecenmiş gibi…

En çok şaşırdığım konuysa şudur!! Yahu bizim bilmediğimiz ne kadar çok CEO varmış ülkemizde!! Hayretler içerisindeyim..! CEO, CFO, enflasyonu yok mu sizce de? Anonim Şirketin olmadığı yerde CEO’da olmaz diye biliyorum ben. Fakat sanırım öyle değil!!!

CEO büyük şirketlerde icra kurulu ile yönetim kurulu arasında ki bağlantıyı kurar. Bakıyorsunuz şahıs firması sahibi bir arkadaş tek kişi olarak çalışıyor ama profilde CEO yazıyor. Ne demek lazım bilemedim. Tek bildiğim CEO olmak için bir çok alanda bilgi birikim sahibi olmak lazım. Ünlü fütürist Ufuk Tarhan’ın da dediği gibi T insanı olmak lazım. Buna benzer unvanlardan Cairman, Pdh Canditate, Manager, General Menager de çokça kullanılan unvanlar arasında. Gelişmek istemek, yukarıyı hedeflemek çok değerli. Fakat bu unvanlar uzun yıllar ter, kan ve göz yaşından sonra elde edilebilen unvanlar. Bugün yeni mezun bir genç kardeşimize iş görüşmesinde kendini gelecekte nerede görüyorsun diye sorduğunuzda cevap: CEO!! E bu durumda normal. İş görüşmesine geldiğim şirkette olamazsam Linkedln olurum nasılsa!!!

Mesela bizim sektörde de bir karışıklık var. Unvanlar konusunda. Müşteri Temsilcisi yani çokça kullanılan tabiriyle MT! Gerçek bir insan kaynakları profesyoneli ile bir sohbetimizde bu konuda dert yandığını hiç unutamam.

- Erdem bey, işe başladığımda bir baktım şirket onlarca MT arıyor. Çok şaşırdım. Yönetime bakıyorum. İki hadi bilemedin üç tane üst düzey yönetici var. ‘Bu kadar MT ne olacak?’ dedim kendi kendime. Büyüme ön görülüyor herhalde diye düşündüm. Sonra bir baktım. Beyanname yazacak, müşteri ile görüşecek arkadaşlara ‘müşteri temsilcisi’ deniyor. Bunu da MT olarak kısaltmışlar.

MT yani "Management Trainee". Management Trainee, Türkçe'de "Yönetim stajyeri" anlamına geliyor. Şirketlerde yönetici pozisyonunda çalıştırılmak üzere alınan personelin geçirdiği eğitim ve değerlendirme sürecine MT deniyor. Hadi bu bir yanlış anlaşılma diyelim. Fakat yine de farkında olarak yapmak lazım bu işleri. Keza başka türlüsü bazen sorun olabiliyor.

Özetle diyeceğim biz toplum olarak emek vermeyi sebat etmeyi seven bir toplumuz. Önemli ve dünyaca kabul gören kavramların için boşaltmak insana bir zaman iyi hissettirebilir. Fakat sonra acı gerçekler iki katı fazla üzücü olabilir. Bu tür arkadaşlara mega starımız Tarkan’ın güzel şarkısını armağan ediyorum.

Başkası olma kendin ol. Böyle çok daha güzelsin…

Erdem İLBEYİ
Yorumlar
İlk Yorumu Siz Yapın
Yorumunuz
Diğer Köşe Yazıları